Cinsel Sorunlarda Tek Bir Uzman Yeterli Olmak Zorunda mı?
Hayır. Cinsel yaşam beden, düşünceler, duygular, ilişkiler ve kişinin genel sağlık durumuyla birlikte şekillenir.
Bu nedenle cinsel isteksizlik, uyarılma güçlüğü, ereksiyon sorunu, orgazmla ilgili güçlükler veya cinsel ağrı yaşandığında sorunun yalnızca psikolojik ya da yalnızca fiziksel olduğunu baştan varsaymak doğru olmayabilir.
Bazı kişilerde bedensel bir etken daha belirgin olabilir. Bazılarında kaygı, performans baskısı veya ilişki sorunları ön plana çıkabilir. Başka durumlarda ise bu faktörlerin birkaçı aynı anda bulunabilir.
Örneğin fiziksel bir ağrı zamanla cinsel yakınlık öncesinde kaygı yaratabilir. Daha önce yaşanan ereksiyon güçlüğü sonraki deneyimlerde performans kaygısını artırabilir. Yoğun stres ve uykusuzluk da cinsel istekte değişikliklerle aynı dönemde görülebilir.
Bu nedenle değerlendirmede önemli soru yalnızca “psikolojik mi, fiziksel mi?” değildir. Farklı etkenlerin birbirini nasıl etkilediği de ele alınmalıdır.
Klinik Psikoloğun Rolü Nedir?
Cinsel bir güçlük psikolojik destek kapsamında ele alındığında amaç fiziksel nedenler hakkında tıbbi tanı koymak değildir.
Klinik psikolojik değerlendirme daha çok kişinin yaşadığı güçlüğün düşünceler, duygular, davranışlar ve ilişkilerle nasıl bağlantılı olduğunu anlamaya odaklanabilir.
Psikolojik etkenlerin değerlendirilmesi
Başvuru nedenine göre:
-
stres ve zihinsel yük,
-
kaygı,
-
depresif belirtiler,
-
beden algısı,
-
cinsellikle ilgili düşünce ve beklentiler,
-
utanç veya suçluluk,
-
özgüven,
-
geçmiş deneyimlerin bugünkü cinsel yaşama etkisi
gibi alanlar değerlendirilebilir.
Her cinsel güçlük psikolojik bir soruna işaret etmez. Benzer şekilde psikolojik bir etkenin bulunması da fiziksel nedenlerin bulunamayacağı anlamına gelmez.
Performans kaygısı ve davranış döngülerinin ele alınması
Bazı kişiler cinsel deneyim sırasında kendilerini sürekli izlemeye başlayabilir.
Örneğin:
-
“Yeterince istek duyuyor muyum?”
-
“Ereksiyonumu sürdürebilecek miyim?”
-
“Orgazm olabilecek miyim?”
-
“Partnerimi hayal kırıklığına uğratır mıyım?”
-
“Yine ağrı olacak mı?”
gibi düşünceler kişinin dikkatini yakınlık ve bedensel deneyimden uzaklaştırabilir.
Daha önce yaşanan bir güçlüğün tekrar yaşanacağı beklentisi de kaygıyı artırabilir.
Psikolojik destek sürecinde bu düşünceler, eşlik eden duygular ve sonrasında gelişen kaçınma veya kontrol davranışları birlikte değerlendirilebilir.
İlişki ve iletişim boyutunun değerlendirilmesi
Cinsel güçlükler her zaman yalnızca bireysel değildir.
Partnerler arasında:
-
güven kaybı,
-
tekrarlayan tartışmalar,
-
duygusal uzaklaşma,
-
cinsel beklentileri konuşmakta zorlanma,
-
istek farklılığı,
-
reddedilme veya baskı hissi
cinsel yaşamın nasıl deneyimlendiğini etkileyebilir.
İlişkisel etkenler daha geniş bir değerlendirme gerektiriyorsa Çift ve İlişki Psikolojisi sayfasından çalışma kapsamı hakkında bilgi alınabilir.
Hekimin Rolü Nedir?
Hekimin temel rolü, cinsel güçlüğün tıbbi ve fiziksel yönlerini değerlendirmektir.
Başvuru konusuna göre aile hekimi veya ilgili uzmanlık alanındaki bir hekim değerlendirme sürecinde yer alabilir.
Tıbbi öykü ve fiziksel değerlendirme
Hekim değerlendirmesinde:
-
sorunun ne zaman başladığı,
-
mevcut sağlık sorunları,
-
geçirilen hastalık veya ameliyatlar,
-
kullanılan ilaçlar,
-
cinsel işlevde yaşanan değişiklikler
gibi bilgiler ele alınabilir.
Gerektiğinde fizik muayene, laboratuvar incelemeleri veya başka tıbbi değerlendirmeler kullanılabilir.
Hangi incelemenin gerekli olduğuna kişinin yaşadığı sorun ve tıbbi öyküsü doğrultusunda hekim karar verir.
İlaçlar ve sağlık durumlarının değerlendirilmesi
Bazı ilaçlar cinsel istek, uyarılma, ereksiyon veya orgazmla ilişkili değişikliklere katkıda bulunabilir.
Aynı şekilde hormonal değişiklikler, diyabet, kalp-damar sorunları, tiroidle ilgili durumlar veya sinir sistemini etkileyen bazı hastalıklar cinsel işlev üzerinde etkili olabilir.
Cinsel güçlüğün yeni bir ilaca başlandıktan veya doz değişikliğinden sonra ortaya çıkması durumunda bu zaman ilişkisini ilgili hekimle paylaşmak önemlidir.
Reçeteli bir ilaç, olası cinsel yan etkiler nedeniyle kişinin kendi kararıyla bırakılmamalı veya dozu değiştirilmemelidir.
Gerektiğinde tıbbi tedavinin planlanması
Cinsel güçlüğün tıbbi bir durumla ilişkili olduğu değerlendirildiğinde uygun tedavi ilgili hekim tarafından planlanabilir.
Bu süreç ilaç düzenlemesi, mevcut sağlık sorununun ele alınması veya ilgili başka bir uzmanlık alanına yönlendirme gibi farklı adımları içerebilir.
Klinik psikolojik destek bu tıbbi değerlendirmelerin yerine geçmez.
Psikolog ve Hekim Desteği Hangi Durumlarda Birlikte Gerekebilir?
Psikolojik ve fiziksel faktörlerin birlikte bulunduğu durumlarda iki alanın birbirini tamamlaması gerekebilir.
Cinsel ağrı ve kaygı
Bir kişi cinsel yakınlık sırasında ağrı yaşıyorsa önce veya eş zamanlı olarak fiziksel nedenlerin tıbbi açıdan değerlendirilmesi gerekebilir.
Ağrı deneyimi tekrarlandığında kişi:
“Yine ağrıyacak.”
düşüncesiyle kaygılanmaya ve yakınlıktan kaçınmaya başlayabilir.
Bu durumda ağrının bedensel yönü hekim tarafından değerlendirilirken oluşan korku, beklenti ve kaçınma örüntüsü psikolojik destek kapsamında ele alınabilir.
Ereksiyon güçlüğü ve performans kaygısı
Ereksiyon güçlüğünün damar, hormon, sinir sistemi, kullanılan ilaçlar veya başka sağlık durumlarıyla ilişkili olabilecek yönleri bulunabilir.
Aynı zamanda daha önce yaşanan bir ereksiyon güçlüğü kişinin sonraki deneyimlerde sürekli performansını kontrol etmesine ve kaygısının artmasına yol açabilir.
Dolayısıyla “tıbbi neden bulunduysa psikolojik etken yoktur” veya “kaygı varsa sorun tamamen psikolojiktir” şeklinde bir ayrım yapmak doğru olmayabilir.
Cinsel isteksizlik
Cinsel istekte azalma:
-
yoğun stres,
-
kaygı veya depresif belirtiler,
-
ilişki sorunları,
-
uyku ve yorgunluk,
-
hormonal değişiklikler,
-
kullanılan bazı ilaçlar,
-
çeşitli sağlık sorunları
ile aynı dönemde bulunabilir.
Bu nedenle isteksizlikte yalnızca tek bir neden aramak yerine genel bağlam değerlendirilmelidir.
Önce Psikoloğa mı Hekime mi Başvurulmalıdır?
Herkes için geçerli tek bir sıra yoktur.
Yaşanan güçlüğün özellikleri hangi değerlendirme alanının daha öncelikli olabileceğini etkileyebilir.
Psikolojik veya ilişkisel faktörlerin belirgin olduğu durumlarda klinik psikolojik değerlendirme düşünülebilir.
Bununla birlikte yeni başlayan veya açıklanamayan fiziksel bir değişiklik, cinsel ağrı, ilaçlarla zaman ilişkisi ya da başka bedensel belirtiler bulunuyorsa tıbbi değerlendirme özellikle önem kazanabilir.
Bazı durumlarda psikolojik ve tıbbi değerlendirme paralel de ilerleyebilir.
Bir profesyonele başvurmuş olmak gerektiğinde diğer alandan değerlendirme alınmasına engel değildir.
Hangi Durumlarda Tıbbi Değerlendirme Özellikle Önemlidir?
Cinsel bir güçlük otomatik olarak psikolojik nedenlere bağlanmamalıdır.
Özellikle:
-
yeni başlayan belirgin bir cinsel işlev değişikliği,
-
sık veya belirgin cinsel ağrı,
-
yeni başlayan ereksiyon veya uyarılma güçlüğü,
-
hormonal değişiklik düşündüren başka belirtiler,
-
cinsel güçlükle aynı dönemde başlayan ilaç veya doz değişikliği,
-
bilinen kronik bir sağlık sorunu,
-
eşlik eden başka fiziksel yakınmalar
bulunuyorsa uygun bir hekimle değerlendirme düşünülebilir.
Bu liste tanı veya kişisel yönlendirme amacı taşımaz. Hangi tıbbi değerlendirmelerin gerekli olduğuna ilgili sağlık profesyoneli karar verir.
Cinsel Terapi ile Tıbbi Tedavi Birbirinin Alternatifi mi?
Hayır.
Cinsel terapi, cinsel yaşamla ilgili güçlüklerin psikolojik ve ilişkisel yönlerini ele alan psikoterapi çalışmalarından biridir.
Tıbbi değerlendirme ise fiziksel sağlık, ilaçlar, hormonlar veya diğer bedensel etkenler açısından farklı sorulara yanıt arar.
Bazı durumlarda yalnızca psikolojik çalışma yeterli olabilirken bazı durumlarda tıbbi değerlendirme veya iki alanın birlikte ele alınması gerekebilir.
Bu nedenle:
“Önce tüm fiziksel nedenlerin tamamen ortadan kalkması gerekir, sonra psikolojik destek alınabilir.”
veya:
“Psikolojik destek alıyorsam hekime gitmeme gerek yok.”
şeklinde genel kurallar koymak doğru değildir.
Cinsel terapi yaklaşımının genel çerçevesi hakkında Cinsel Terapi sayfasından bilgi alabilirsiniz.
Profesyoneller Arasında İş Birliği Nasıl Olabilir?
Cinsel sorunların çok faktörlü olduğu durumlarda farklı profesyonellerin değerlendirmeleri birbirini tamamlayabilir.
Örneğin hekim tıbbi nedenleri ve kullanılan ilaçları değerlendirirken klinik psikolog kişinin performans kaygısı, kaçınma davranışları veya ilişki örüntüleri üzerinde çalışabilir.
Gerektiğinde ve uygun koşullarda farklı profesyoneller arasında iş birliği veya yönlendirme planlanabilir.
Amaç kişinin aynı sorunu iki ayrı yerde birbirinden kopuk biçimde anlatması değil, farklı değerlendirme alanlarının gerektiğinde birbirini tamamlamasıdır.
Cinsel Psikolojik Destek Süreci Nasıl Başlar?
Cinsel bir güçlük nedeniyle klinik psikolojik destek alındığında ilk görüşmede kişiye hemen belirli bir tanı koymak veya sorunu yalnızca psikolojik kabul etmek amaçlanmaz.
Başvuru nedenine göre:
-
güçlüğün ne zaman başladığı,
-
sürekli mi yoksa belirli durumlarda mı ortaya çıktığı,
-
zaman içinde nasıl değiştiği,
-
stres ve duygu durumu,
-
performansla ilişkili düşünceler,
-
ilişki ve iletişim koşulları,
-
cinsel ağrı veya başka cinsel işlev güçlükleri,
-
kullanılan ilaçlar ve mevcut sağlık sorunlarıyla ilgili bilgiler,
-
daha önce yapılan tıbbi veya psikolojik değerlendirmeler
ele alınabilir.
Sağlık veya ilaçlarla ilgili bilgilerin görüşmede konuşulması, klinik psikoloğun bunlar hakkında tıbbi tedavi planladığı anlamına gelmez. Bu bilgiler genel değerlendirmeyi anlamlandırmak ve gerektiğinde uygun yönlendirmeyi düşünmek açısından önemlidir.
Cinsel isteksizlik, performans kaygısı, yakınlık güçlükleri ve cinsellikle ilişkili psikolojik konulara yönelik çalışma kapsamı hakkında Cinsel Psikolojik Destek sayfasından bilgi alabilirsiniz.
Yaşadığınız cinsel güçlüğün psikolojik veya ilişkisel yönleri sizi zorlamaya başladıysa, başvuru nedeninizin değerlendirilmesi ve uygun görüşme süreci hakkında bilgi almak için randevu talebi oluşturabilirsiniz.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişiye özel psikolojik veya tıbbi değerlendirme yerine geçmez.